Şabiyaldal Nedir?

Şabiyaldal Nedir?

Selamün Aleyküm
Bu makalemizin konusu Şabiyaldal Nedir?

Düne kadar Benim bildiğim kadarıyla, ailemden gördüğüm kadarıyla, Şabiyaldal yazın kış meyvesi kışın da yaz meyvesi yemek demek anlamına geliyordu Benim bildiğim kadarıyla.
Amma yeni bilgilere ulaştım, bunun bir seronomi yani bir şeyi kutlama, ya da anma için yapıldığını öğrendim. Bir sebebe  Münhasıran yapıldığını öğrendim.
Ailemden gördüğüm, Çocukluğumda, oturma odanızın dışında başka bir odamız vardı, ve tavanı masif ağaçtan idi,  babam ve annem bağımızdaki üzümlerden salkım salkım, ve pazardan aldığımız kışlık kavunlardan ve karpuzlardan, saplı olanlarını alır, ve tavandaki çakılmış çivilere, ip ile asarlardı, elsebeb meyveler kışa kadar çürümeden kalsın diye, ve kış geldi mi de, kışın yaz meyvesi tadı alalım diye, böyle saklanırdı. Ve kış geldi mi, onlardan, kavundan Üzümden indiririz ve yenirdi, yerken de babam “Şabiyaldal, Şabiyaldal” derdi. Benim Babama Şabiyaldal ne demektir sormak hiç aklıma gelmedi, babam ve anneme gördüğüm kadarıyla, hakkalyakin bildigim ile, bu yazın kış meyvesi, kışın da yaz meyvesi yemek demekti, bu anlamını çıkardım ben buradan. isa efendimizin doğum günü, veyahutta en uzun gece olan, eski kutupların konumuna göre, en uzun gece olan 21 Aralık gecesini, bugün kitap ehlinden bazıları şeb-i Yeldal gecesi olaraktan kutlarlarmış böyle bir bilgiye daha ulaştım. Bende de bunun açılımı oluştu, keşfen bildiğim kadarıyla, şu anda bu konu ile ilgili bilgiyi internette aradım, Bu konuyla ilgili açıklama yapan, yazan kimse yok. Google amca bu konuda fakir kalmış, bu yüzden bu konuyu da  ben işleyeyim ve, Benden bu konuyu öğrensinler diye, bir makale yazmak arzusuna girdim, ve bu makaleyi kaleme alıyorum işte, yani İsa efendimiz doğmadan önce, Meryem annemiz mescidde iken, kur’an-ı Kerim’deki ayet ile sabit, ayeti okuyalım

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَاَنْبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًاۙ وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّاۜ كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَۙ وَجَدَ عِنْدَهَا رِزْقًاۚ قَالَ يَا مَرْيَمُ اَنّٰى لَكِ هٰذَاۜ قَالَتْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ

Ayet-i kerimenin mealinde şöyle bir mana ortaya çıkıyor, anlatmıştık, daha önce “contası ile pompası eksik” makalemizin devamı olacak bu makale de zaten. Hanne annemiz hamile iken, oğlan çocuğu ve kurtarıcı olan Mehdi olacak olan İsa efendimizi bekliyor, fakat Çocuk doğduğunda, Meryem ve kız oluyor, fakat Hanneannemiz, işte İsa beklediği için, onu mescide adadığını, yani adak olaraktan mescide vereceğine Allah’a söz veriyor, Fakat kız olunca, ilk defa bir kız hizmetli, mescide verilmek durumunda kalıyor, ve adağını yerine getiriyor, Meryem annemizi mescide hizmetli olaraktan veriyor. Zekeriya aleyhisselam da, Hanne annemizin, Allahu alem kardeşi oluyor, Meryem annemizin de dayısı, ve onun(Hz. Meryemin) gözetimini de Zekeriya Aleyhisselama bırakıyor. Mescidde Meryem annemizin yanına, dayısı olan zekeriyya Aleyhisselam dan başka kimse girip çıkmıyor, yemesi içmesi, onun dışarı ile irtibatı, Zekeriya aleyhisselam ile oluyor. ve orada yatıp kalkıyor, ve mescidin hizmetini görüyor, temizliği faln filan her Neyse, bakımı falan, ve oradan da o, Allah ve din bilgilerini öğreniyor, tahsil ediyor Zekeriya aleyhisselam’dan. işte burada ayeti kerime diyor ki :

Allah bu güzel  niyetinden dolayı, Hannenin adağını kabul etti, ve Meryemi Mescidin hizmetine aldı, mescid-i Aksa’nın hizmetine aldı ve onu (Hz. Meryemi) orada, sanki güzel bir bitki gibi yetiştirdi, mescidin içinde, Hasen, temiz ve güzel bir bitki gibi, mescidde onu yetiştirdi. burada onun bakımını da Zekeriya ya yükledi, yetişmesinin külfetini de Zekeriya ya yükledi,  Zekeriya Aleyhisselam mescide Meryem’in yanına her girdiğinde, Meryem’in yanında, değişik meyveler görürdü, ve bunlar nereden geldi ya Meryem dediğinde, “Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır” derdi Meryem annemiz, bu ayetin meali bu şekildedir.

(Ali İmran suresi 37. ayet)

işte bir kadın aşerikliğine geldiği zaman, olmadık meyveler isteyebilir, yazın kış meyvesi, kışın yaz meyvesi, yazın ortasında kar canı çeker mesela, ama o gün hani soğuk hava depoları Keşfedilmemiş, buzdolabı dolabı Keşfedilmemiş, ama Allahu Teala Melekleri sayesinde, bu ışınlanma teknolojisi sayesinde, yahutta Cebrail Aleyhisselam veya benzerleriyle, karşı Kutupta mevsim ilkbaharken, bizim Kutupta sonbahar, karşı Kutupta Yaz iken, Biz de kış, öyle olunca, dünyanın zaten bir yerinde yaz mevsiminin meyveleri varken, bir tarafında kış mevsiminin meyveleri  var, Allah’ın bunu bir kuluna, evliyasını Enbiyasını, Mehdisinii Sebeb kılıp, oradan oraya bu meyvaları taşımasında bir zahmet yok. Bu meyvalar Cennetten, yahut Allah’ın katından inme değil, bu meyvalar, dünyamızdaki iki kutupta iki  ayrı meyve var zaten, o kutuptan  bu kutuba taşınmış, Fakat o gün Meryem’in yanına, Bu meyveler kim getiriyordu, ne ile getiriyordu, nasıl getirdi, o konuda bilgimiz yok, ama bildiğimiz şu ki, iki yarım küre de ayrı iki mevsim yaratmışken, yani öyle iki kutupta 2 Tür  meyve  aynı anda dünyada mevcut zaten.

ve işte “Şabiyaldal” Bazı kaynaklara göre, 21 Aralık’ta, diğer dinlerde kutlanan bir seramoni,  yani işte, yazın kış meyvesi, kışın yaz meyvesi yenmesi ki, Meryem annemizin isa efendimize aşermesi sebebiyle olabilir, Benim keşfi veya tahmini bilgime göre. Çünkü aşermek, insan fabrikası olan annedeki, eksik olan gıdaların, yeni yapılacak Çocuk’ta,  tam manası ile oluşturulabilmesi için, fabrikada eksik olan malzemenin, annenin iştahıyla istenmesi ve, onun babası ve akrabaları tarafından, O kadına o insan fabrikasına yedirerekten, yeni yapılacak çocuğun malzemesinde, eksik bir malzeme olmamasını sağlamak için, Allah’ın doğal süreçte, Duygu olaraktan koyduğu bir  araç aşermek.
yeni çocuk işte hiçbir azadan noksan olaraktan dünyaya gelmesin diye olur. İşte  o malzeme, Belki yazın bulunmayan bir meyve de vardır, O da işte öbür kutuptan getirilip, hamile anneye sunulduğu zaman, yeni doğacak çocuğun malzemesi, tam malzeme olup, azadan noksan olmaz, akıldan noksan olmaz, güzellikten noksan olmaz, sebebi de budur aşermenin. İşte isavi iyilerin Peygamberi olan İsa efendimizi musevilerin katlettiği gün ve gece olan, yani karanlığın ve kötülerin, en son Haddesine ulaşıp, Allah dedikleri İsa’yı öldürdükleri gece, fakat Allahu Teala’nın da, o nu, Ertesi sabah, Yani gece yarısından hemen sonra, yeni bir annenin gövdesine düşürüp, dogdurduğu gece, yani Şabiyaldal, yeni yıl,  Bir yerde batan, bir yerde doğuyor, dünyada Güneş Bir tarafta battı mı, bir tarafta da Doğuyor, Bir tarafta Yaz bitti, bir tarafta kış başlıyor ,Allah’ın doğaya ve kainata koyduğu Yasa ve kanun. İsa’yı onlar orada Öldürseler de, Allah başka bir yerde, İsa’yı aynı anda, saniyesinde, yeniden dogdurdu, ve insanlığa yeni bir yıl bahsetti, İşte Bu Seramoni nin kutlanmasına, yeni yıl kutlamasına da, benim keşfi bilgim ile şabiyaldal denir.

Bu bir Karaoğlan Başağaçlı Raşit Tunca makalesidir
Schrems, 27 Aralık 2020 Pazar, saat 17.19

Author: Rasit Tunca

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir